Gayrimenkul Hukuku ve Kamulaştırma Süreçlerinde Hak Arama Yolları

Gayrimenkul Hukuku ve Kamulaştırma Süreçlerinde Hak Arama Yolları

Gayrimenkul Hukuku Açısından Müdahalenin Men-i ve Ecrimisil Talepleri

İdarenin kamu yararı gerekçesiyle özel mülkiyete müdahale ettiği kamulaştırma işlemleri, malikin mülkiyet hakkını en çok zorlayan durumlardan biridir. Taşınmazın gerçek değerinin tespiti ve kamulaştırma bedelinin zamanında ödenmesi, anayasal bir güvence altında olsa da uygulamada değer farklılıkları nedeniyle uyuşmazlıklar sıklıkla yaşanır. AV. Latif Cem Baran Hukuk Danışmanlık bürosu, taşınmaz sahiplerinin idari işlemlere karşı itirazlarını ve bedel artırım taleplerini https://www.latifcembaran.com/gayrimenkul-avukati üzerinden sağlanan uzman bakış açısıyla takip etmektedir. Mülkiyetin kamuya devri aşamasında mülkiyet hakkının özüne dokunulmaması, ancak titiz bir hukuki takiple mümkün hale gelir.

Gayrimenkul Hukuku ve Kira Uyuşmazlıklarında Tahliye Şartları

Bir taşınmazın haksız yere işgal edilmesi veya sahibinin rızası dışında kullanılması, mülkiyet hakkına doğrudan bir saldırı niteliği taşır. Bu gibi hallerde açılan müdahalenin men-i davası ile haksız işgalin durdurulması istenirken, ecrimisil davası ile de geçmişe dönük kullanım bedelinin tazmini hedeflenir. Haksız işgal tazminatı olarak da bilinen ecrimisil bedelinin hesaplanmasında, taşınmazın konumu, kullanım amacı ve emsal kira bedelleri temel alınır. Komşuluk hukukundan kaynaklanan ihlaller veya sınır uyuşmazlıkları da yine bu hukuki çerçevede çözüme kavuşturulur. Özellikle son yıllarda yaşanan ekonomik değişimler, kiracı ve kiralayan arasındaki dengeleri ciddi şekilde sarsmış ve tahliye davalarını hukuki gündemin merkezine taşımıştır. Kira bedelinin tespiti, uyarlanması veya ihtiyaç nedeniyle tahliye gibi talepler, kanunda belirtilen sıkı sürelere ve ihtar şartlarına tabidir. Usulüne uygun yapılmayan bir ihtarname veya süresinde açılmayan bir dava, haklı olsanız dahi davanın reddedilmesine sebebiyet verebilir. Mülk sahibi ve kiracı arasındaki ilişkilerin yönetilmesi, sadece mevcut sözleşmeye değil, kanunun emredici hükümlerine ve güncel yargıtay içtihatlarına hakim olmayı zorunlu kılar.